Ölen Bir Yıldızın Muhteşem Fotoğrafı

Hubble Uzay Teleskobu’nun çektiği görüntüler her zamanki gibi yine şaşırtıcı olmaya devam ediyor. Şehirde yaşayıp ışık kirliliğinden dolayı yıldızları bile göremeyen uzay severler, teleskoplara yansıyan görüntülerle teselli bulmaya çalışıyoruz. Uzay bulutsular, galaksiler, yıldızlar, karadelikler ve daha bir sürü gök cismi ile bizim keşfetmemizi bekliyor. Gezegenimsi bulutsu nedir, gezegenimsi bulutsular nasıl oluşur, ilk keşfedilen gezegenimsi bulutsu nedir gibi soruların yanıtlarını yazıda bulabilirsiniz.

Ölen Bir Yıldızın Muhteşem Fotoğrafı
Gezegenimsi Bulutsular Nebulalar

Gezegenimsi Bulutsu Nedir?

Gezegenimsi bulutsuların hayatı, yıldızının ölümünden başlayıp parçacıklarının uzayın derinliklerine doğru yayılıp sona eren oldukça karmaşık bir yapıya sahiptir. Gezegenimsi bulutsu nedir? Gezegenimsi terimi bu bulutsular için çok doğru bir tanım değildir çünkü içeriğinde herhangi bir gezegen yoktur. Sadece eskiden görüntü kalitesinin çok iyi olmadığı teleskoplarla bakıldığında gezegen gibi yuvarlak bir şekilde görüldüğünden bu isim verilmiştir. Ölen yıldızın toz ve gazlarından oluşmaktadır. İsmi bu şekilde kaldığı için kullanılmaya devam edilmektedir. Ancak ismiyle gerçekte ne kast edildiğinin bilinmesi önemlidir. Oldukça parlak görünümleriyle dikkat çekmektedirler. İlk gezegenimsi bulutsu 1700’lü yılların sonunda keşfedilmiştir. Samanyolu Galaksisi’nde yaklaşık 20,000 kadar nesnenin gezegenimsi bulutsu olarak değerlendirildiğine inanılmaktadır. Galaksideki tozların net olmayan görüntüleri sebebiyle sadece 1,800 kadarı kategorilendirilmiştir. Gezegenimsi bulutsuların önemi yıldızlararası sistemlerdeki en önemli gaz kaynakları olmalarıdır.

Hubble Teleskobu’ndan Gelen Yıldızlararası Etkileşim Fotoğrafı

NASA/ESA (Avrupa Uzay ajansı)’nın Hubble Uzay Teleskobu tarafından yakalanan bu görüntüde ESO 455-10 isimli bir gezegenimsi bulutsu görülmektedir. Bu bulutsu Akrep (The Scorpion) Takımyıldızı’nda bulunmaktadır.

Eso 455-10’un yan taraflardan basık gibi duran dış cephesi daha önce merkezde bulunan yıldızın birbirine sıkıca kenetlenmiş dış kabuklarıydı.  Şimdi o katmanlar sadece bulutsuya özgü olan benzersiz bir manzara sunmakla kalmıyor ama bulutsunun kendisi hakkında bazı bilgiler de sunuyor. Bulutsunun kuzey tarafında yay şeklinde görülen kısım Eso 455-10 ile yıldızlararası çevrenin etkileşimde olduğunun açık bir işaretidir. Yıldızlararası çevre, yıldız sistemleri ile galaksiler arasında yayılan gaz gibi malzemelerden oluşmaktadır. Eso 455-10’nun merkezindeki yıldız Hubble Teleskobu’nun, bulutsunun gaz ve tozlarının onu çevreleyen yıldızlararası çevresi ve yıldızın kendisinden gelen ışıkla etkileşiminigözlemlenmesini sağlamaktadır. Gezegenimsi bulutsular özellikle yıldızın içinde üretilen ağır elementlerin yıldızlararası çevreye dağıtılmasında ve galaktik zenginleştirmenin sağlanmasında kritik öneme sahiptirler. Bu elementler daha sonra yeni nesil yıldızların oluşmasında rol oynayacaklardır.

İlk Keşfedilen Gezegenimsi Bulutsu

Charles Messier tarafından 1764 yılında ilk kez keşfedilen gezegenimsi bulutsu Messier 27’dir. Dumbbell Bulutsusu olarak da bilinmektedir. Aşağıdaki videoda görüldüğü üzere eski bir yıldızın kalıntılarında oluşan ve parlak renklere sahip olan bulutsudaki mavi renkler oksijeni, yeşil renkler hidrojeni ve kırmızı renkler de sülfür ile nitrojenin varlığını göstermektedir. Messier 27 yani M27 çok sayıda toz ve gazdan oluşmaktadır.  Bazıları merkez yıldızı gösteren parmaklara benzerken geri kalanı kendi başlarına bulut şekilleri oluşturmaktadır. Bazılarının kuyruğu vardır, bazılarının yoktur. Boyutları 17 milyar ile 56 milyar kilometre arasında değişkenlik göstermektedir. Bu boyut Pluton’un Güneş’e olan uzaklığının bir kaç katı büyüklüğüne denktir. Her biri üç Dünya’ya bedel kütle barındırmaktadır.

Bu yoğun gaz ve toz düğümleri gezegenimsi bulutsuların evriminin doğal bir parçası olarak görülmektedir.  Yıldız rüzgârlarının çok güçlü esip büyük bir kümeyi dağıtacak kadar güçlü olmadığı ama küçük parçacıkları sağa sola savurarak arkalarında bir kuyruk oluşturmasına yetecek güçte estiği zaman oluşmaktadırlar. Bulutsu genişledikçe bu düğümlerin şekilleri de değişmektedir. Buna benzer düğümler hepsi aynı evrim şemasının parçası olan diğer yakın gezegenimsi bulutsularda da keşfedilmiştir. Bulutsuların evrimi hakkındaki daha detaylı bilgilere NASA’nın internet sitesinden ulaşılabilir.