Ölmeden İzlemeniz Gereken En İyi Beş Klasik Film

Ölmeden önce izlemeniz gereken en iyi beş klasik filmi sizlerle paylaştık

Ölmeden İzlemeniz Gereken En İyi Beş Klasik Film
Ölmeden İzlemeniz Gereken En İyi Beş Klasik Film

Merhaba sevgili okurlar! Bu yazımızda sizlere mükemmel dört adet film özeti getirdik. Bir insan ömrü boyunca yüzlerce film izleyebilir ama ancak birkaç tanesi ruha dokunur ve yıllarca hatırda kalabilir. İddia ediyoruz o filmler bu filmler. İnsanın hayatındaki zorluklara karşı yılmamasını ve her durumda ufak da olsa bir ümidin mutlaka olduğunu anlatan bu filmleri izlerken duygusallaşıp sonunda gözyaşlarınıza hâkim olamayacaksınız.

Esaretin Bedeli (Shawshank Redemption)

Andy Dufresne (Tim Robbins) başarılı bir bankerdir. Suçsuz olduğunu iddia ettiği halde karısını ve karısının sevgilisini öldürmek suçundan ömür boyu hapse mahkûm edilir. Shawshank hapishanesinde o dönemlerde birçok şiddet olayı yaşanmaktadır. Andy, bütün bunlara karşı mücadele ederken mahkûm hayatı boyunca bile asla ümidini kaybetmeyecektir. Umut dolu bakış açısıyla diğer mahkûmları etkileyecek ve Red (Morgan Freeman) lakaplı bir mahkûmu kendisine arkadaş edinecektir. Bir gün hapishaneden kaçmayı ve her şeyi ortaya çıkarmayı kafasına koyan Andy Dufresne gerçekten özgürlüğüne kavuşabilecek midir?

Yeşil Yol (The Green Mile)

Film ismini idam mahkûmlarının elektrikli sandalyede idama götürüldüğü bir millik yeşil bir yoldan almaktadır. Paul Edgecomb (Tom Hanks) idam edilecek mahkûmların idama hazırlanması ve idamın gerçekleştirilmesi için gönderildiği bir hapishanede gardiyanlık yapmaktadır. Uzun boyu ve iri yarı cüssesi ile oldukça korkutucu görünen bir idam mahkûmu olan John Coffey (Michael Clarke Duncan) aslında çok duygusal ve karmaşık bir yapıya sahiptir. Ayrıca zamanla bu mahkûmun bazı özel güçleri olduğu ortaya çıkacaktır.

Benjamin Button’ın Tuhaf Hikayesi
(The Curious Case of Benjamin Button)

Benjamin Button (Brad Pitt) yaşlı doğmuştur ve gittikçe gençleşmektedir. Seksen yaşında bir adamın rahatsızlıkları ve görünüşü ile doğan bir bebek olan Benjamin, zaman geçtikçe yaşlanmak yerine gençleşmektedir. Hayat onun için tersine akmaktadır. Böyle ilginç bir yaşam şekline sahip bir adamı hayatı boyunca ne gibi farklılıklar beklemektedir?

Baba (The Godfather)

Baba filmi 1940 ve 1950’li yıllar Amerika’sında geçmektedir. Corleone ailesi Amerika’da kök salmış en kudretli birkaç mafya ailesinden biridir. İtalyan kökenli bu aileyi Baba lakaplı Don Vito Corleone (Marlon Brando) yönetmektedir. Fakat Baba, bir suikaste uğradığında mafya aileleri arasında savaş çıkacak ve Corleone ailesini sırasıyla oğulları yönetecektir.

Ölü Ozanlar Derneği (Dead Poets Society)

Welton Akademisi’nde 1950’li yıllarda baskıcı ve gerici bir okul yönetimi mevcuttur. Yönetim öğrencilere aşırı disiplin uygulamakta ve okulu onlar için çekilmez hale getirmektedir. Fakat günün birinde okula yeni atanan İngilizce öğretmeni John Keatons (Robin Williams) alışılagelmiş bu basmakalıp düşüncelerin ve davranışların dışına çıkarak öğrencilere yenilikçi bir tavırla yaklaşacaktır.  Okul yönetiminin dikkati çeken bu öğretmen yönetimle zıtlaşırken öğrenciler hep birlikte öğretmenlerini savunmaya çalışacaklardır.