Yeni Fikirler Nasıl Bulunur? (Fikir Üretme Teknikleri)

Neden çok garip yerlerde gelir parlak fikirler? Yaratıcılık ve farklı düşünme her insanın sahip olduğu ama geliştirmesi gereken özelliklerdir. İnsanın işi veya özel yaşamı ne olursa olsun iyi bir fikre her zaman ihtiyaç duyulur. Fikir nedir, yeni bir fikir nasıl bulunur, yeni fikir üretmenin tekniği nedir gibi soruların cevaplarını bu yazıda bulabilirsiniz.

Yeni Fikirler Nasıl Bulunur? (Fikir Üretme Teknikleri)
Yeni Fikirler Nasıl Bulunur?

Bir kitap yazarken, bir müzik bestelerken, bir yazı yazarken, bir yemek pişirirken, bir seyahat planlarken, güne başlarken, kısacası hayatınızın her adımında yeni fikirlere ihtiyaç duyarsınız. Fikir denilince tarihten iki isim öne çıkıyor: Newton’un kafasına düşen bir elma ve Arşimet’in hamamdan çıkarak “Eureka! Eureka!” yani “Buldum! Buldum!” diye bağırmasına yol açan hamam tası. Burada asıl sorulması gereken bu ünlü bilim insanlarına yeni fikirleri veren bir elma veya hamam tası mıdır yoksa sürekli üzerinde düşündükleri bir konunun çözümüne farklı bir açıdan yaklaştıkları için midir? Cevap elbette birincisi değil. Öncelikle fikir nedir açıkladıkan sonra fikir üretimi tekniklerinden biraz bahsetmek istiyorum.

Fikir Nedir?

Fikir nedir sorusunun o kadar çok cevabı vardır ki, yapılacak en doğru şey içlerinden hoşa gidilenlerin seçilip yazılması olacaktır.

  • Fikir, öncülünün ne olduğunun görülemediği yeni bir şeydir.
  • Fikir öylesine barizdir ki biri oturup tanımını yaptığında insanın durup, neden ben de düşünemedim diye şaşırdığı durumdur.
  • Fikir, birlikten doğan güçtür.
  • Fikir, eski unsurların yeni bir bileşiminden öte bir şey değildir.
  • Fikir ciddi insanların işi değildir. Fikirlerle dolu insanlar asla ciddi olamazlar.
  • Eğlenmek, yaratıcılığı körüklediğinden yeni fikrin atılacak tohumlarıdan birisi de eğlence olmalıdır.
  • Yaratıcı beyin, alışılmadık benzerlikleri görebilen beyindir.

Fikir Üretimi Teknikleri

1. Beş Adımlı Fikir Üretim Tekniği

James Webb Young, Fikir Üretimi İçin Bir Teknik (A Technique for Producing Ideas) adlı kitabında beş adımlı bir fikir üretim tekniğinden bahseder.

Birinci adımda zihin yeni bir fikir için çeşitli hammaddelerle meşgul edilmelidir. Bu bilgilerin toplanma aşaması çok önemlidir, böylece nitelikli bilgileri niteliksiz olanlardan ayırtetmek için büyük bir bilgi havuzu oluşturulur. Kulağa geldiği kadar kolay bir iş değildir. Süreç yün toplama işine benzetilmektedir. Genelde yapılan en büyük hata oturup sistematik bir biçimde bilgileri toplamak yerine ilham perisinin gelip bizi bulmasını beklemektir. İlhamın bizi gelip bulması ancak dördüncü adımda gerçekleşir ve ilk üç adımı atlamak genelde işe yaramaz. Newton ve Arşimet konusundaki yanılgı da budur. Öyle bir anlatılır ki sanki elma kafasına düşmüş ve ilham gelmiş gibidir. Hikayelerde ilk üç aşamadan pek bahsedilmez. 70 yıl öncesinde bile Young geleceğin meraklılar tarafından şekillendirileceğini biliyordu. Young’un tanıdığı gerçekten yaratıcı olan insanların iki önemli özellikleri vardı. Birincisi ilgi duymadığı neredeyse hiçbir konu yoktur. Hayatın her yönüne hayranlıklar bakarlar. İkincisi, her türlü bilgi alanında her tür incelemeyi yaparlar. İçine ne kadar çok bilgi koyulursa o kadar farklı sonuçlar verme olasılığı bulunur.

İkinci adımda toplanan bu malzemeler özümsenmelidir. Toplanılan bu farklı malzeme parçaları zihnin her kıvrımıyla hissedilmelidir. Bir gerçeği kavradığınızda bir taraf yönelir ve ona farklı bir açıdan bakmaya başlarsınız. Onun anlamını hissedersiniz. Sonra bunu başka bir gerçekle birleştirir ve birbirlerine nasıl uyduklarına bakarsınız. Tıpkı bir yapboz gibi bütün bilgilerin bir araya nasıl geleceğini ve aralarındaki ilişkiyi kurmaya başlarsınız.

Üçüncü adımda bütün konunun toparlanması ve olabildiğince akıldan çıkartma yapılır. Bu aşama da ilk aşama kadar önemlidir. Aklınızdaki soru için zihni rahatlatmalı ve uykunuzda bile zihnin o bilgileri depoladığınız beynin kıvrımları arasında serbestçe dolaşmasına izin vermelisiniz. Yeni bir fikir üretiminin üçüncü aşamasında sorunun tamamen bırakılması ve hayal gücü ile duyguların size harekete geçirmeye başlayacağı her şeye yönelin. Müzik dinlemek, tiyatro veya sinemaya gitmek, romanlar okumak, belki bir arkadaşla yapılan sohbet… O fikrin kafanızda uyanmasına neden olan şeyleri yapın. Tıpkı Newton’un çalışma odasından çıkıp ağacın altına oturması veya Arşimet gibi hamama gitmeye karar vermek gibi. Bırakın hayat size bir yerlere götürsün. Kafanız o malzemelerle dolu olduğundan gittiğiniz her yerde o fikri veya düşünceyi bulma şansınız yükselecektir.

Dördüncü adım fikir herhangi bir yerden doğabilir aşamasıdır. Fikir birden bire ortaya çıkacaktır. Belki de tıraş olurken, saçınızı boyatırken, yarı uyuklar halde sabah kahvenizi yudumlarken… Gecenin bir yarısı bile size uyandırabilir. İşte kafayı bir konu üzerine takmış bir bilim insanını gece yarısı uyandırabilen şey budur. Bir şeyi anlamak! Zamanın ve yeri önemi yoktur.

Beşinci adımı Young yeni fikrin dnyanın gerçekleriyle yüzleştirilme aşaması olarak açıklıyor. Yeni fikirle aydınlanan gününüzün ertesinde karşılaştığınız soğuk ve kapalı havaya benzetiliyor. Neredeyse bütün fikirlerin mevcut koşullara uyarlanabilmesi için yoğun bir çalışma gerekir. İşte bu adımda çoğu iyi fikirler kaybolup giderler. Fikir insanı bir mucit gibi bu süreci başarıyla atlatacak sabra ve çalışma azmine sahip değildir. Ama işinize yarayacak fikirleri hayata geçirmek için bu adımın yapılması gerekir. Bu aşamada fikrinizle ilgili olumlu veya olumsuz eleştirilere açık olun.

Bütün bunlar yapıldığında iyi bir fikrin kendi kendine geliştiği gözlemlenir. Sizin fikrinizi görenleri kendilerinin bir şeyler ekleyebilecekleri yönünde teşvik eder. Böylece varsa, gözden kaçırılan noktalara yeni bir bakış açısı getirilir.

2. Üç Aşamalı Yöntem Tekniği

Alman bir doktor ve fizikçi olan Hermann von  Helmholtz ise yeni bir fikir üretimi ile ilgili üç aşamalı yöntemi bulunuyor. Bu üç yönteme bir sosyal psikolog olan ve Londra Ekonomi Okulu’nun kurucusu Graham Wallas dördüncü bir madde ekliyor.

Birincisi Hazırlık Aşaması. Sorun bütün yönleriyle ele alınıp incelenen bu süreçte öğrenmeye odaklı bir hazırlık aşaması kast ediliyor. Toplanan btün bilgileri anlaşılıyor ve problem ile o problemin gereklilikleri tanımlanıyor.

  • Problem bütün yönleriyle ele alınıyor.
  • Süreç, problemin zor, bilinçli, sistematik ve meyvesiz (sonuçsuz) bir analizi olmalıdır.
  • Mümkün olduğu kadar çok bilgi edinilmeli ve bunlar ezberlenmelidir. Böylece aradaki gerekli bağlantıların kurulması kolaylaşır.

Wallas bu aşama ile ilgili ilginç tespitlerde bulunuyor. Ona göre zihin, kendisine açık bir soru sorulmadıkça aynı şekilde açık bir cevap verecek bir yapıya sahip değil. Belirli bir kavrayış sevisine gelindiyse, ona sunulan yeni bir kanıtın veya fikir parçasının öneminin fark edilme olasılığı yükselir. Özellikle grup çalışmalarında gruptakilerin ortak bilgilerini paylaştıkları ve o bilgilere kolayca erişebildikleri ortamların hazırlanması, grubun amaçlarının tanımının yapılıp, netleştirilmesi ve katılımcıların çalışabilecekleri herkese açık-herkese açık olmayan bölgelerin bir karışımına izin verilmesi önemlidir.

İkincisi kuluçka aşaması. Burada problem üzerinde düşünülmeye son verilmelidir (Young için bu üçüncü aşamadır). Uyuma, müzik dinleme, yürüyüş yapmak gibi konudan uzaklaşılmalıdır ki bilinç altı konu üzerinde gerekli çalışmaları yapabilsin. Wallas, bu aşamada zihnin rahatlatılmasının önemi üzerinde durur. Zihinsel rahatlama fiziksel egzersizleri (ormanda yürüyüş, meditasyon, spor yapmak, balığa çıkmak vs. gibi…) içermelidir. Okuyacağınız kitapların da zihni rahatlatacak türde olmaları gerekir. Edebiyat kitapları bu konuda tavsiye edilir.

Üçüncü ve Helmholtz için son aşama aydınlanma aşamasıdır (Young’un dördüncü aşaması). Bu aşamada problemle ilgili bir veya daha fazla çözümün farkına varılır. Wallas bununla ilgili en iyi tanımın McMurry’nin “How to Study”, “Nasıl Çalışılır” kitabında yazıldığını söyler. O tanım şudur:

“En iyi düşüncelerin çoğu, muhtemelen neredeyse hepsi, ani bir ışık patlaması gibi gelmezler. Onu kesinlikle hissedene ve tanımlayana kadar başlangıçta sezgilerle cesaretlendirilmesi ve ikna edilmesi gereklidir.”

Wallas’ın eklediği dörüncü aşama ise doğrulama aşamasıdır. Bulunan çözümün uygulanabilir olup olmadığının test edilmesi gerekir. Hazırlık aşamasından çok farklı olmadığını belirten Wallas’a göre fikrin geçerliliği test edilir ve fikrin kendisi son şeklini alır.

SONUÇ

Bu iki yöntem dışında Moshe F. Rubinstein’ın Dört Aşaması, Charles S. Wakefield’ın Evrenin Avcısı: İnsan Beyni (Predator of the Universe: The Human Mind)  gibi bir çok yöntem bulunmaktadır. Özünde hepsi birbirine benzer. Dolayısıyla bu aşamaların ne olduğunu ve ne kast edilmek istendiğinin özümsenmesi önemlidir. Bu konuda alıştırmalar yaparak zihninizi bir mucit gibi düşünmeye ve çalışmaya alıştırabilirsiniz.